Hakkımda

Fotoğrafım

Ufuk Parlak
Aslında şimdiki zamana yolculuk yapmak için bir zaman makinesi icat edilmeli.
İstanbul Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği
http://otekipencere.blogspot.com.tr/
http://www.facebook.com/ufukself

öteki gerçekliklere açılan pencereler

20 Kasım 2016 Pazar

marvel sinema evreninin son kahramanı doctor strange

Süper kahraman filmlerinin tavan yaptığı 2016'nın geri kalmasına kısa bir süre kala, DC ile kıyasıya bir yarışın için de olan Marvel oyuna son olarak en önemli kozlarından birini daha aldı: Doctor Strange

DC'nin Warner Bros işbirliğiyle beyazperdeye aktardığı Batman v Superman: Down of Justice ve Suicide Squad filmlerine karşılık Marvel'in Fox ile Deadpool ve X-Men: ApocalypseDisney ortaklığıyla çekilen Captain America: Civil War filmlerini izlemiştik 2016 içinde. Ve son olarak Marvel'in sihirbaz üstadı Doctor Strange vizyondaki yerini aldı. Marvel'in 3. Faz olarak adlandırdığı dönemin tam gaz devam ettiğini söyleyebiliriz.

Yönetmenliğinin Scott Derrickson gibi bana göre kariyerinde üst düzey film yönetmemiş bir isme emanet edilmesi sonrası açıkçası film için çok büyük beklentilerim olmadı. Derrickson aynı zamanda filmin senaryo ekibinde de yer alıyor. Oyuncular içinse, isim listesine bakınca belli bir beklentiye kapılmamak içten bile değil. Dizi dünyasındaki Sherlock'umuz Benedict Cumberbatch ve Hannibal'ımız Mads Mikkelsen ile Benjamin Button ile akıllarda yer edinen Tilda Swinton gayet başarılı oyuncular. 


"Başarılı cerrah Stephen Vincent Strange, geçirdiği bir trafik kazası sonucunda elindeki sinirler zarar görünce artık mesleğini yapamaz hale gelir. Tüm yaraları iyileştirebilen, Tibet'te yaşamakta olan Ancient One adlı büyücünün varlığını öğrenmesi onun için yeni bir umut olur. Tibet'e giden cerrah sandığından çok daha büyük güçlerle karşılaşacaktır. Marvel aleminin sevilen süper karakterlerinden biri olan Doctor Strange'in öyküsünü perdeye taşıyan filmde Doktor Strange'i İngiliz oyuncu Benedict Cumberbatch canlandırırken filmin yönetmen koltuğunda, ağırlıklı olarak korku-gerilim projelerinin aranan ismi haline gelen Scott Derrickson oturuyor."

Öncelikle filmin, Marvel filmlerine farklı bir bakış açısı ve derinlik kattığını söylemek isterim. Yine de bahsedebileceğimiz eksikleri de az değil. Olumlu taraflarından başlayacak olursak, film güzel bir tonda ve yerinde bir hızda başlıyor. Filmin giriş kısmını çok beğendim. Diğer bir olumlu tarafı iyi oyunculuklar. Mordo rolündeki Chiwetel Ejiofor hariç herkes güzel performans sergilemiş ve rollerinin hakkını vermiş. Ejiofor'un performansını zaman zaman düşük buldum ve inandırıcı gelmedi. Bir parantez de Rachel McAdams'e açmadan olmaz. Kendisinden bekleneni karşılamış. Kariyerine de zamanda yolculuk içeren bir film daha eklemiş oldu.

Doctor Strange'in iyi yanlarından biri de görsel efektleri diyebiliriz. Özel efektlerinin Marvel filmlerine yeni bir soluk getirdiğini söylesek yanılmış olmayız. Filmde yer yer birçok izleyicinin aklına Inception'daki Paris'i içeren ve tüm şehrin, binaların üst üste bindiği rüya sahnesi muhakkak gelmiştir. Bu benzer sahneler daha farklı bir şekilde ele alınabilir miydi derseniz, kesinlikle evet derim. Tabiki de bu yönetmenin tercihi ve Marvel sevenlerinin bu durumdan rahatsız olmadığı genel eleştirilerden anlaşılıyor.

Bunların dışında, Tilda Swinton'ın The Ancient One rolünde gerçekten iyi bir iş çıkarmış olması da filmin artılarından. Ve son olarak filmdeki espri düzeyi diğer filmlere göre biraz azaltılmış. Yeterli değil ama umut verici bir gelişme. Dünyayı kurtarırken espri yapan kahramanlar çok gerçekçi durmuyor maalesef. Belli bir yaşın altındaki kitleye eğlenceli geliyor olabilir, fakat her kesime hitap etmiyor.

Gelelim filmin eksi(k)lerine. Filmin girişini gayet uygun bulmama rağmen gelişme ve sonuç kısımlarında umduğumu bulamadığımı söyleyebilirim. Karakterin gelişimi biraz fazla oldu bittiye geliyor. Elbette filmin süresinin uzaması sıkıcı da olabilirdi ancak bu film karakterin başlangıç filmi ve Strange'in usta bir büyücü olma yolculuğu daha derin işlenmeliydi. Bununla beraber, modern dünyada iyileşemeyen doktorun çareyi doğuda bulmasının sonrasında bu çarenin gayet felsefik, astral bir boyutu olmasına rağmen layıkıyla bu konulara değinilmemiş olması da filmin eksiği. Bir yerlere inilmiş ancak fazla inmeye cesaret edilememiş diye düşündürdü. Beceremeyeceklerini düşündükleri için ruh ve bedenin birbiriyle hangi seviyelerde bağlanıp ayrıldığı, insan zihninin algısının dışında var olabilecek boyutlar gibi konular irdelemeyi denememişler.


Bunun paralelinde çoklu evrene de değinilip kaçılmış ve görsel efektlerle bu durum seyirciden saklanmaya çalışılmış. Ben filmin senaryosunu da zayıf buldum. Benim için özellikle süper kahraman filmlerinde en olması gereken konu kötü adamların etkinliğidir. Filmde kötülerin karanlık varlığı çok kolay ve "Daha önce nasıl olur da diğer ulu büyücülerin aklına gelmemiş bu?" diyebileceğimiz bir yöntemle alt ediliyor. Dövüş sahneleri de pek tatmin edici değildi. Burada Scott Adkins'i ayrı bir yere koyuyorum.

Son olarak baş kahramanımızın diğer Marvel karakterlerinden çok farklı portre edilmemiş olması, özellikle Iron Man ile hemen hemen aynı kişiliğe sahip olması diğer bir eksi.

Henüz vizyondayken bu filmin sinemada izlemenizi öneririm. Görsel efektleri, filmi beyazperdede, mümkünse IMAX'te izlemeyi hak ettiriyor. Ancak söylemeden edemeyeceğim, böyle bir çizgi roman karakterine çok daha sağlam bir senaryo gerekirdir.

İyi seyirler...



2 yorum: