Hakkımda

Fotoğrafım

Ufuk Parlak
Aslında şimdiki zamana yolculuk yapmak için bir zaman makinesi icat edilmeli.
İstanbul Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği
http://otekipencere.blogspot.com.tr/
http://www.facebook.com/ufukself

öteki gerçekliklere açılan pencereler

26 Şubat 2014 Çarşamba

'haiku'lar

Japon şiir sanatının üç mısralı şiir türü olan haiku'ları ben de deniyorum zaman zaman. Tabi aslında Japonlar 5-7-5 kuralıyla yazarlar. Bizde ise kuralsız da yazılabilmekte. Bazı örneklerimi sayfada da paylaşmaya başlıyorum artık.

...

Göğün az ötesinde
Batıyor güneş
Cehenneme el sallarken

24 Şubat 2014 Pazartesi

tweet öykü 6

Adam onu sevdiğini söylüyordu. Kadın ise o konuşurken tüm yıldızları çantasına koyup onu en karanlık geceye terk etmek üzereydi.

21 Şubat 2014 Cuma

eyvah eyvah 3

Eyvah Eyvah'ın ilk iki filmini izlemeyen biri olarak filmlerin nasıl bir atmosfere sahip olduğu ve gerçekten de kaliteli bir komedi yapımı mı olduğunu hep merak etmişimdir. Sonunda Eyvah Eyvah 3 çıkınca müsait bir zaman bulundu ve filme gidildi.


Ülkemizde en çok izlenen filmler şüphesiz komedi filmleri olmuştur. İçlerinden bazıları gişede çok büyük rakamlar yakalasa bile benim ilgimi çekmemişti. Ancak Ata Demirer ve Demet Akbağ isimleri Eyvah Eyvah'ın benim için umut vaat eden bir yapım olmasını sağlıyordu. Düğün Dernek beklemediğim bir yükseklikte izleyici sayısına ulaşınca Eyvah Eyvah 3'ün de ne yapacağını merak ediyordum açıkçası. İlk iki filmi sinemada izleyememek şanssızlığım oldu, üçüncü film ise genel anlamda keyifli ve izlenebilir bir film izlenimi oluştursa da çok daha eğlenceli bir yapım beklediğimi söylemeden edemeyeceğim.


"Hüseyin Badem, babasını bulduktan sonra hayatının aşkı Müjgan'la da nihayet evlenmiştir. Mutlulukları Müjgan'ın hamilelik haberiyle bir kat daha artmıştır. Ancak çiftin hayatı maddi zorluklarla mücadele etmekle geçmektedir. Hüseyin daha fazla para kazanabilmek için geceleri yörenin en izbe mekanlarında bile klarnetini çalmaya devam etmektedir.
Bu sırada Hüseyin'in yol arkadaşı olan Firuzan, artık ünlü bir şarkıcı olmuş, şöhret basamaklarını çıkmaya başlamıştır. Yakın dost olan ikilinin yolları ayrılıp başka hayatlar yaşıyor olsalar da ortak bir noktada buluşurlar: İkisi de hayatlarında önemli durumları tecrübe edecekleri bir dönemden geçmektedirler. Serinin önceki filmlerinden tanıdığımız renkli karakterleriyle, macera Geyikli'de yine ve yeniden devam ediyor. Filmin yönetmenliğini Hakan Algül üstlenirken, başrollerde yine Ata Demirer, Özge Bozok ve Demet Akbağ yer alıyor. Bu filmin sürpriz konu sanatçıları arasındaysa Cengiz Bozkurt, Serra Yılmaz ve Teoman Kumbaracıbaşı gibi isimler var."

18 Şubat 2014 Salı

akşam kaçağı

Akşam
Usanmaz bir çocuk gibi
Sarıldı yıldızlara
Kahkahaları
Şimdi gündüz olan galaksilere uzanmış
Yankı yapıyor
Bir gezegenden diğerine

Ceplerim
Yağmurla dolmuş
Kulaklığımda tatminsiz bir melodi
Hangi radyodaydı o aşk şarkısı
Bulamamışım

Ay
Dede misyonundan sıkılmış
Çocuksu bir yüz takınmış dolunayına

Saçlarım
Sensizlikle uzamış
Hangi şehirdeydi o aşk kamçısını tutan
Kırbacından
Kaçamamışım

13 Şubat 2014 Perşembe

çiçekler büyür - emine ışınsu

Tüm dünya görüşlerini bir kenara bırakırsak, Emine Işınsu'nun yazarlığını ve romanlarındaki anlatımını beğenmemek mümkün değil. Bir kitapsever olarak ben hiçbir yazar ayırmam, ayırt edenleri de anlamam, nitekim fikirleriniz hangi yönde olursa olsun Çiçekler Büyür'ü okumanızı tavsiye ederim diyerek söze başlayayım.

"1976'lardan bu yana, Bulgaristan'da yaşayan millettaşlarımıza, Bulgar Hükûmetleri'nin uyguladığı, insanlık utancı politikalar ve kanlı baskılar... İlay, bir küçük kadın, bunlara nasıl karşı koyabilir?.. Gerçi tabancasında tek kurşun kalmıştır ama, silahı kendisine çevirmek, İlay'ın karakterine çok ters bir tutumdur. Oysa, bedenler, beyinler ve sevdalar, bu toprağa gübre olabilir, iş ki çiçekler, her yıl yeniden büyüyebilsin..."

Tanıtımında da bahsedildiği gibi, hikâye Bulgaristan'da geçiyor ve bölgedeki Türk vatandaşların yaşam mücadelesini anlatıyor. Baş karakter İlay, her ne kadar anne babasından yeterli sevgi görmemiş olsa da dedesinin de etkisiyle kendi köklerine bağlı yetişmiş zeki bir kız. Kitapta kendi ve çevresindekilerin hayatına İlay'ın ağzından dahil oluyoruz.

eskilerden...

Wolfgang Amadeus Mozart


"Ne üstün zekâ, ne halay gücü ne de ikisi beraber, bir dâhi yapmaya yeter. Sevgi, sevgi, sevgi... İşte bu dehanın ta kendisidir."

4 Şubat 2014 Salı

yapasım var...

Karanlığın gitmesi için güneşin doğmasını bekleyenlere tek ışık kaynağının o olmadığını öğretesim var..

3 Şubat 2014 Pazartesi

david hewson - ölüm zamanı

Okul tatile girdi mi fırsattan istifade kitaplara daha fazla ağırlık veriyor, okumayı sıklaştırıyorum. Bu bir aylık süreçte birkaç kitap okuma imkanı buldum, halen de devam ediyorum; ne çok birikmiş okunacaklar listesi.


Okuduğum bu kitaplardan birisi de David Hewson'ın Ölüm Zamanı kitabıydı. Tüm kitapseverler gibi tür ayırmadan okumaya çalışan biri olarak zaman zaman polisiye-gerilime de ağırlık veririm. Aslında kitap listemde yoktu, ancak kitapçıda gözüme çarptı ve rafta kalmasına gönlüm el vermedi.

"Sara Farnese sessiz Vatikan okuma odasında eski zamanlar hakkındaki yazılar üzerinde çalışırken, kilisenin yakınında vahşi bir cinayet işlenmişti. Ardından, delirmiş bir adam kanlı bir çanta ile Vatikan'a vardı ve aniden Sara'nın masasına doğru yürüdü. Sara'ya göstermek istediği şeyler vardı...

Çok geçmeden Sara, her biri bir Hristiyan şehidinin ölümünü sembolize eden korkunç ve kurnaz bir cinayetler serisine içinden çıkamayacağı bir şekilde dahil olmuştur. 

Dedektifler Costa ve Rossi, katilin izini sürüp yakalamak için yardım etmek ve Sara'yı, karşılaşması muhtemel olan korkunç sondan korumak için olaya dahil olmuşlardı."