Hakkımda

Fotoğrafım

Ufuk Parlak
Aslında şimdiki zamana yolculuk yapmak için bir zaman makinesi icat edilmeli.
İstanbul Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği
http://otekipencere.blogspot.com.tr/
http://www.facebook.com/ufukself

öteki gerçekliklere açılan pencereler

19 Haziran 2014 Perşembe

harikulade bir bitki müzesi: atatürk arboretumu


Son final sınavından çıkar çıkmaz sınıftan birkaç dostla yapılabilecek en güzel gezilerden birini gerçekleştirdik dün. İstanbul'un sınırlı bitki müzelerinden Atatürk Arboretumu'nu ziyaret ettik. İsminin telaffuzu zor, ancak biraz gezdikten sonra, yani tadına bir kere varınca oradan çıkması da zor.


Sabah yağmuru hafiften bizi ürkütse de, aslında şaka yaptığını kısa bir süre sonra anlıyorsunuz. Güneş yine işinin başında. Bir gezi için hava şartları yerinde mi yerinde.



Öncelikle birkaç önemli bilgi paylaşalım. Gelmeden önce karnınızı doyurun. Sarıyer sahiline yakın bir yerde temiz havayla birlikte çayınızı yudumlayıp en azından bir şeyler atıştırmış olun. Çünkü içeriye su dışında herhangi bir gıda alınmıyor. Giriş de ücretli, Öğrenci 2 TL, Tam 4 TL. Gayet uygun.

Girişteki yol sizi hoş bir fıskiyeye götürüyor. Zaten içeriyi biraz gezdiniz mi, neredeyse tüm yolların bu fıskiyeye çıktığını göreceksiniz. Fıskiyenin sağ tarafında bir göl, sol tarafında bir göl var. Göl öyle çok berrak değil belki, ama çok sevimli pelikan ve kaplumbağalara ev sahipliği yapıyor. Göl kenarlarında güzel resimler çekip hatıra olarak saklanabilir.

Benim en çok hoşuma giden kısım, kenarlarına uzun çeşitli ağaçların dümdüz ve sıralı bir şekilde yerleştiği, uzun patikalar. Bize verdiği romantik atmosferin, şiirsel görselliğin dışında nostaljik bir hava çağrıştırıyor. Sanki bir Yeşilçam filmindeymişsiniz gibi. Bu patikalarda görebileceğimiz ormanın içerisinden geçen nispeten küçük ve dar, sanki özellikle yapılmamış da insanların sürekli geçmesi sonucu oluşmuş doğal geçitleri takip ederek farklı yerleri ve ağaç türlerini keşfedebilirsiniz. Dikkat edin zehirli mantarları yemeyin. Evet, zehirli mantar türleri de var epey büyükçe.

Göl kenarındaki banklardan birine oturup anı yaşayabilir, hayal kurabilir, sevdiklerinizi özleyebilirsiniz. Hayatın stresli yanlarını, işinizi, okulunuzu, insanlarla yaşadığınız sorunları aklınıza getirmeyin de ne düşünürseniz düşünün.

Her güzel yer gibi, Atatürk Arboretumu için de dinleyip okumaktansa gezerek deneyimlemenizi tavsiye ederim. Güzel havalardan birinde birkaç dost veya aile üyesi toplanıp soluğu Sarıyer Bahçeköy'deki bu bitki müzesinde alabilirsiniz. Gerçi, sevdikleriniz yanınızdaysa neresi güzel değil ki...



2 yorum: