Hakkımda

Fotoğrafım

Ufuk Parlak
Aslında şimdiki zamana yolculuk yapmak için bir zaman makinesi icat edilmeli.
İstanbul Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği
http://otekipencere.blogspot.com.tr/
http://www.facebook.com/ufukself

öteki gerçekliklere açılan pencereler

8 Haziran 2014 Pazar

geçmiş ve geleceğin kurtarıcısı mutantlar


Uzun zamandır olumlu düşünceler içerisinde beklediğim X-Men: Days of Future Past filmini nihayet beyaz perdede görebildik. Dürüst olmak gerekirse bazı çekincelerim de vardı. Ancak her şeye rağmen izlenmesi gereken bir film olarak önümde duruyordu.

"Mutantlar soylarının tükenmemesi için zamanda yolculuk yapmak zorundadır zira gelecekte kamplara hapsedilmiş durumdadırlar. Sentinel'ler tarafından avlanıp öldürüldükleri için de nesilleri tükenmenin eşiğine gelmiştir. Mutantların soyunu kurtarabilmek için iki ezeli düşman Magneto ve Charles Xavier güçlerini birleştirirler. Planları Sentinel'lerin yarattığı vahşeti durdurmak üzerine kuruludur. Wolverine (Hugh Jackman), kendi kendini iyileştirebildiği için zamanda yolculuğun onda yol açabileceği yan etkiler yok olacaktır. Bu yüzden Wolverine'i Kitty Pryde'ın da yardımıyla geçmişe gönderirler. Trask Industries'in deneyler sonucu ürettiği Sentinel'lerin yapım aşamasına engel olacaklardır. Acaba bu konuda başarılı olabilecekler midir?"




Öncelikle yönetmen Bryan Singer'ın X-Men'e geri dönmesi ve işi tekrardan ele alması hem olumlu hem de olumsuz bir hava oluşturmadı değil. Bilindiği gibi ilk iki X-Men'in yönetmenliğini yapmış ve sonrasında seriyi bir Superman filmi çekmek için bırakmıştı. Bu hareketiyle hem üçüncü X-Men (Last Stand) filminin vasatın altında olmasına neden oldu hem de çektiği Superman Returns filmi Superadam için çekilmiş en kötü filmlerden biri olarak tarihteki yerini aldı.

Bu nedenle acaba baskı altında hissedip bu filmin altından kalkacak mı diye düşündürmedi değil. Biz yine de ilk iki X-Men'de çıkardığı işin hatırına güzel bir film beklemeye devam ettik. Özellikle ilk film iyi süper kahraman - çizgi roman örneklerinden biri oldu.

Çok takip etmesem de bildiğim kadarıyla çizgi romanlarda Cyclops karakteri de önemli karakterlerdendir. Ancak seri boyunca kendisi üzerine çok yoğunlaşılmadı. Daha çok, hatta neredeyse serinin üzerine kurulduğu karakter Wolverine oldu. Bu kez Wolverine yine ana karakter gibi görünmekle beraber sürekli ön planda tutulan biri olmaktan alıkonulmuş, çok da iyi olmuş. Bu sefer diğer mutantlar da kendilerine yeteri kadar yer buluyorlar.



Tabi yer bulmasına en çok memnun kalınan kişi, hızıyla bilinen Quicksilver oldu. Özellikle Pentagon'da geçen sahne herkesin hemfikir olacağı gibi filmin en iyisiydi. Hem eğlenceli hem de aksiyon bir arada ve de yavaş kalan zaman, daha ne olsun...

Professor X yani Xavier'in gençliğini canlandıran aktör James McAvoy da iyi bir iş çıkarmış. Tabi Magneto'dan da bahsetmek gerek. Neredeyse tüm seride kötü adam yani düşman taraf oldu Magneto. Bu filmde de aslında düşman tarafta olmasa da kendine has bir tarafta olduğundan yine karşı koyulması gereken bir konumda yer alıyor. Hem Ian McKellen hem de Michael Fassbender karakterin geleceğini ve geçmişini gayet iyi canlandırıyorlar.

Filmin asıl karşı tarafını geleceğin modern mutant avcıları Sentinel'ler oluşturuyor. Yani Trask Endüstri'nin yapay zekâlı robotları. Yıllar sonra dünyadaki tüm mutantları ve onların yanında yer alan insanları katlederek yeryüzünü karanlık bir atmosfere ve devasa bir hapishaneye çevirmişler. Geriye kalan bir avuç mutantın dünyayı kurtarması için geçmişe gitmekten başka çareleri kalmıyor.

Konu çok güzel. Kurgu da fena değildi. Ancak nedense film çok daha güzel bir senaryoyla efsane olabilirdi diye düşünmeden edemedim. Çünkü gerçekten iyi bir konu vardı ellerinde ve mükemmel bir film çıkarılabilirdi. Yine de izlerken keyif aldım. Özellikle X-Men ve çizgi roman hayranları beğenerek izleyecektir.

İyi seyirler...





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder