Hakkımda

Fotoğrafım

Ufuk Parlak
Aslında şimdiki zamana yolculuk yapmak için bir zaman makinesi icat edilmeli.
İstanbul Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği
http://otekipencere.blogspot.com.tr/
http://www.facebook.com/ufukself

öteki gerçekliklere açılan pencereler

29 Mayıs 2014 Perşembe

beklentimin altında bir örümcek adam 2: the amazing spider-man 2

Soma acımız nedeniyle bir müddet yazılara ara vermiştim. Hepimizin yüreği dağlandı. Acımız dindi mi? Hayır. Ancak bir şekilde yaşam sürüyor, varlığımız hayatın zorunluluklarının ve zevklerinin rüzgarlarına kapıldı bile. Bir ay kadar önce izlediğim The Amazing Spider-Man 2 de taslaklarda durduğu yerden blog sayfalarına yolcu edilse gerek.

Bir başka Marvel filmi daha. En eğlenceli kahramanlardan Spider-Man bir önceki filmin de yönetmeni Marc Webb'in elinden tekrar podyuma çıktı. Biz de perdenin karşısındaki yerimizi aldık.





"2012'de izleyici karşısına çıkan İnanılmaz Örümcek-Adam filminde hikayesi bir kez daha başlayan Peter Parker'ın dönüşümünü tamamlayıp Örümcek-Adam yeteneklerini elde edişine tanık olmuştuk. Bu filmle birlikte kahramanlığın sorumluluk isteyen zorlu yanlarına şahit olmaya başlayan Parker'ın her günü daha karmaşık, daha yoğun geçiyor. Bir yandan kahramanlığa alışmaya, diğer yandan ise Gwen'le vakit geçirmeye çalışırken sahip olduğu yeteneklerin büyük bedeli en korkutucu haliyle karşısına dikilir. New York'u tehdit eden en büyük tehlikelerden biri olan Electro bir anda ortaya çıkar ve Peter Parker'ın şimdiye dek gördüğü en güçlü düşmanını alt etmesi gerekir. Örümcek-Adam, eski dostu Harry Osborn'un da dönmesiyle bütün düşmanlarının ortak noktası olan OsCorp'u keşfetmiş olur. Öte yandan Gwen'ın babasına verdiği sözü unutmayan Peter, Gwen'e zarar vermemek için elinden geleni yapmak için çabalar, ancak Electro'nun ortaya çıkması ve Harry Osborn geri dönüşü bu sözünü tutmasını oldukça zorlaştıracaktır. Peter Parker'ın geçmişine dair ortaya çıkan yeni ipuçlarıysa Örümcek Adam'ın hayatının gidişatını derinden etkileyecektir...
Filmin yönetmen koltuğunda serinin ilk filminde olduğu gibi bir kez daha Marc Webb bulunurken, başrollerde Andrew Garfield ve Emma Stone'un yanı sıra Jamie Foxx da yer alıyor."




Önceki filmde umduğumuzu bulamayışımızın da etkisiyle bu kez beklentiyi normal seviyelerde tutuyoruz. Bu kez yönetmen de daha tecrübeli. Aksiyon sahneleri, özellikle Spider-Man'in bir binadan diğerine ağ fırlatarak uçtuğu bölümler daha kaliteli duruyor.

Sonunda okuldan mezun olmayı başaran Peter Parker bir yandan sahip olduğu güçlerin sorumluluğunun farkında. Diğer yandan da sevgilisi Gwen'in ölen babasının hayali sürekli karşısına çıkarak kızını hayatını tehlikeye atmaması için ona her yaklaştığında bir uyarı olmaya devam ediyor. Peter, onu kendi dünyasından uzak tutarak korumaya karar veriyor bunun da etkisiyle.

Kahramanımız Spider-Man'in düşmanlarından biri Jamie Fox tarafından canlandırılan ve başlarda tam bir Spider-Man hayranı olan Electro, diğeri ise çocukluk arkadaşı Harry Osborn.



Konu aslında başlarda gayet ilgimi çekmişti. Ve az beklentiyle geldiğim salonda bir anda filmin geri kalanı için beklentimi yükseltti. Peter'ın anne ve babasının gizemli kayboluşunu işleyen film başlarda müthiş bir kurgu izletecekmiş gibi hissettirse de maalesef gereken sarsıntıyı yaşatamadı.

Spider-Man'in düşman kovalama sahneleri dışında pek zevk alamadığım bir film oldu. Ancak yine de tamamen zaman kaybı diyemem. Hayranları tarafından pek eleştiri almayacaktır. Çünkü çizgi romanlara daha yakın bir seri oluyor şu son iki filmdir.

Son olarak; Örümcek Adam sevenler gidip sinemada izlesin, kahraman meraklısı olmayanlar boşuna gidip zaman harcamasın.

İyi seyirler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder