Hakkımda

Fotoğrafım

Ufuk Parlak
Aslında şimdiki zamana yolculuk yapmak için bir zaman makinesi icat edilmeli.
İstanbul Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği
http://otekipencere.blogspot.com.tr/
http://www.facebook.com/ufukself

öteki gerçekliklere açılan pencereler

30 Nisan 2013 Salı

tweet öykü 2

Birkaç dakika olmuştu ki vapur gözden kaybolmuştu bile. Kendi de kayboluyordu sanki. Birden anladı. Vapurdakiler değil kalanlar gidiyordu.

18 Nisan 2013 Perşembe

joseph kosinski'nin elinden güzel bir kurgu: oblivion

Prodüksiyon duyurusu yapıldığından beri merak ettiğim bir film olan Oblivion'ı iki gün önce izleme şansım oldu. Aynı zamanda Tron filminin de yönetmenliğini yapan genç Joseph Kosinski'nin işin içinde olması ve başrollerdeki Tom Cruise ve Morgan Freeman isimleri benim bu yapım için ilgimi çeken etkenlerdi. Nitekim beklentilerim doğrultusunda bir film olmuş diyebilirim. Konusunu paylaşalım hemen:

"Askeri bir yönetim biri Jack adında deneyimli bir askeri , insanoğlunun bir zamanlar "Dünya" diye adlandırdığı terk edilmiş bir gezegene keşif için yollar. İnsanlığın büyük yok oluştan önce nasıl koşullarda yaşadığını araştırmakla dahası yaşayan herhangi bir canlı olup olmadığını bulmakla görevlidir. İnsanlığın bir zamanlar yuvası olan Dünya gezegeni birtakım uzaylı canlılar tarafından işgal edilmiştir ve gezegende hala varlıklarını sürdürmektedirler. Jack tüm bunları araştırmakla görevliyken, karşısına hiç beklenmediği sürprizler de çıkacaktır... 
Tron filmi ile tanıdığımız yönetmen Joseph Kosinski'nin yönettiği film, yönetmenin kendi çizgi romanından sinemaya uyarlandı. Kıyamet sonrası bir kurguya sahip olan filmin kadrosunda Tom Cruise'un yanı sıra Olga Kurylenko, Andrea Riseborough, Nicolaj Coster-Waldau, Melissa Leo ve Morgan Freeman yer alıyor..."




15 Nisan 2013 Pazartesi

ada vapuru yolcusu kalmasın

Öyle bir şehirde yaşıyoruz ki içerisinde yapılabilecek her şeyi barındırıyor. Tarih, kültür, eğlence, deniz, eğitim, ada... Daha birçokları. Bunun yanında elbet bu şehrin sıkıntıları da var yalnız bu yazımda güzel yanlarından bir tanesinden bahsedeyim biraz: Büyükada.

Geçtiğimiz haftasonu birkaç saatlik bir gezimiz oldu Büyükada'ya. Ben aslında daha çok sonbaharını seviyorum buranın, ama ilkbaharda da başka güzel tatlar bulabiliyor insan burada. Kabataş'tan kalkan vapurumuzdan biraz bahsedeyim önce. Malum havaların güzelleşmesi ve haftasonu olması tabiri caizse bir ana baba günü oluşturmuş vapurda. Hele Kadıköy'e de uğrayıp yolcu aldıktan sonra bırakın oturacak yeri ayakta duracak yer kalmıyor neredeyse. Dönüşteki vapurun doluluğunu ise siz tahmin edin. Bundaki bir etken de vapurun tüm adalara uğruyor olması tabi. Yalnız soğuk sayılabilecek bir esintiye rağmen açık taraflarda durmayı tercih eden yolcuların bu kararındaki etkenlerden biri manzaraysa diğeri martılardır şüphesiz. Keza benim tercihimde ağır basan bu sevimli görünümlü agresif kuşlardır.

13 Nisan 2013 Cumartesi

yapasım var...

Yağmur olup bir akşamüstü İstanbul'a yağasım var...

8 Nisan 2013 Pazartesi

eskilerden...

Galileo Galilei


"İki gerçek birbiriyle asla çelişmez."