Hakkımda

Fotoğrafım

Ufuk Parlak
Aslında şimdiki zamana yolculuk yapmak için bir zaman makinesi icat edilmeli.
İstanbul Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği
http://otekipencere.blogspot.com.tr/
http://www.facebook.com/ufukself

öteki gerçekliklere açılan pencereler

19 Aralık 2013 Perşembe

orta dünya ejderhaya karşı: "the hobbit: the desolation of smaug"

Nihayet beklenen gün geldi çattı ve bir senelik bekleme süresi sona erdi. Milyonlar bir nevi sevgiliye kavuşmuş misali Hobbit üçlemesinin ikincisini görmeye büyük bir beklentiyle sinemalara koştu. Ve bu beklentiye de değdi. The Hobbit: The Desolation of Smaug, Türkiye'de yayınlanan adıyla Hobbit: Smaug'un Çorak Toprakları, bir önceki filme oranla daha macera ve aksiyona, daha az drama yer verilmesiyle göze çarpıyor ve kuşkusuz izleyiciyi beklediklerine değecek oranda doyuruyor.





"Hobbit üçlemesinin ilk filmi olan Hobbit: Beklenmedik Yolculuk'un devam filmi olan yapımda Shire’lı Hobbit Bilbo Baggins, Thorin Meşekalkan’ı ve beraberindeki 12 cüce ile çıktığı yolculuğu doğuya, Kuyutorman’a doğru sürdürmektedir. Ejderha Smaug’un yıllardır hüküm sürdüğü Yalnız Dağ’a ve kayıp Erebor Cüce Krallığı’na ulaşmak için atıldıkları macerada başlarına yine akıl almaz belalar gelecektir. Ormanın girişinde Büyücü Gandalf’tan ayrılmak zorunda kalan ekip, dev Örümcek sürünün ağlarından kurtulduklarını sanarlarken, savaşı orman elflerinin esiri olurlar. Bu arada güçleri her geçen gün artan Azog ‘un liderliğindeki Ork’lar da, güvenli gibi görünen Elf krallığında dahi, cücelerin bir an olsun peşlerini bırakmazlar. Hem hayatta kalma savaşı veren hem de Göl kasabasına, ardından da Yalnız Dağ’a ilerlemeye çalışan cüceler ve Bilbo’yu bekleyen esas ve en zorlu düşman ise şüphesiz ki ateşlerin efendisi Ejderha Smaug’dur. Altınları altında sürdürdüğü derin uykusundan uyanan Smaug’u alt etmek ve Arkantaşı’na ulaşmak mümkün olacak mıdır?Peter Jackson'ın yönetmenliğindeki filmin uyarlama senaryosu ise Jackson'ın yanı sıra yine Fran Walsh, Philippa Boyens ve Guillermo del Toro'dan oluşan ekibe emanet. Martin Freeman (Hobbit Bilbo Baggins), Ian McKellen (Gandalf), Richard Armitage (Thorin Meşekalkan), Aidan Turner (Kili), Sylvester McCoy (Radagast), Peter Hambleton (Gloin) gibi oyuncular yine karşımıza çıkarken, Luke Evans, Evangeline Lilly, Orlando Bloom ve ejderha Smaug'a sesiyle hayat veren Benedict Cumberbatch bu filmin yeni yüzleri."


Yönetmenimiz Peter Jackson çektiği tüm Orta Dünya filmlerinde oynama geleneğini bu filmde de sürdürerek daha filmin ilk sahnesinde, Bree kasabasında elindeki yiyeceği ısırıp geçerek filmde görünen ilk karakter oluyor. Diğer filmlerdeki karakterlerini hatırlayalım biraz. The Fellowship of The Rings'de yine Bree kasabasında Frodo ve arkadaşları Sıçrayan Midilli Hanını ararlarken gözümüze çarpan kişilerden biriydi. The Two Towers'da da Miğfer Dibi (orijinal adıyla Helm's Deep) savunmasında kalenin batı kapısını yıkmaya gelen Orklara kızgın taşlar atanlarlaydı. The Return of The King'de ise filmin daha sonradan yayınlanan 'Extended Version'unda görebileceğimiz sahnelerden birinde, ölüleri ikna etmeye gelen Aragorn'un mağaradan çıktıktan sonra Minas Tirith'e doğru yol aldığını gördüğü gemilerden birinin kaptanıyla girdiği ağız dalaşı sırasında Legolas'ın okuyla vurduğu bir gemi tayfası olarak gözümüze çarpıyordu Jackson. Hobbit üçlemesinin ilki An unexpected Journey'e gelecek olursak, Ejderha Smaug cücelerin diyarını yok ederken kale balkonlarından birinde bir yerlere koşuşturan bir muhafız idi. Peter Jackson'un bir Tolkien ve Orta Dünya hayranı olduğunu varsayarsak kendisinin bu dünyada bir parça yer almak istemesine hak veririz.

Kitabı daha önceden okuyanlar elbette konunun gidişatını ve sonunu bilerek izliyorlar. Peter Jackson'ın senaryoya eklemeler yapmasını da buna bağlıyorum. Kitapta olmayan sahne ve karakterler Yüzüklerin Efendisi serisinde olduğu gibi bu seride de karşımıza çıkıyor. En azından her şeyi bilerek izlemiş olmuyoruz.

Eklemelerden bahsetmişken Legolas ve Tauriel gibi Hobbit kitabında yer almayıp filme gördüğümüz karakterlerden de söz edelim. Öncelikle Legolas tamamen filmin sönük geçebilmesinden endişeyle eklenmiş bir karakter olarak görülüyor. Çünkü cüceler arasında çok önemli yeteneği olan ya da derinliğe sahip olan pek yok. Aynı zamanda Legolas'ın varlığı fıçı-nehir sahnesini tadından yenmez hale getirmiş. Yine Tauriel de varlığıyla katkı sağlıyor ancak sanki oyunluğu Orta Dünya havasını vermiyor. Bir de kitabın evrenini ele alırsak bir Elf-Cüce birlikteliğinin asla mümkün olamayacağını biliriz. Ayrıca cüceler arasında Elflere kıyasla çok yakışıklı ve karizmatik kişiler yoktur. Kısa, geniş ve uzun sakalları olan varlıklar bunlar. Filmde böyle bir aşk imkanı geçiyor bunu da her filme illa bir imkansız aşk hikayesi yerleştirme görevi edinen Holywood'a bağlıyorum.


Görselliğe diyecek hiçbir şey yok. Harikulade bir şölen diye tanımlasak yeridir. Ejderha Smaug zaten heybetine uygun ve ince ayrıntılara sahip bir şekilde tasarlanarak filme yerleştirilmiş. Dev örümcekler de gerçekçi ve kaliteli yansıtılmıştı tıpkı dev ayı-insan Beorn gibi.

Film bilhassa kitabı bilmeyenler için tam da heyecanlı bir yerde sona erdi. Smaug göl insanlarına saldırma amaçlı yola çıktı. Biz akıbetini biliyoruz tabi ki ama yine de aynı heyecanla bir sene sürecek bir bekleme sürecini yaşıyoruz. Gandalf da gene esir düştü düşman eline. Tıpkı Saruman'ın eline düştüğü gibi şimdi Sauron tarafından alıkonuldu. Yeri gelmişken, Hobbit serisini Yüzüklerin Efendisi'yle bağlantılı bir şekilde sunmak isteyen Jackson'ın Ölümbüyücüsü adı altında karanlık efendi Sauron'u gizli bir şekilde yükselir halde bize sunması da hikayeye yeni bir soluk kattığının altını çizelim.

The Hobbit: The Desolation of Smaug'u izleyin efendim. Diğer Orta Dünya filmlerini izlemediyseniz dahi izleyin. İyilerin macera dolu yolculuğuna eşlik ederek hem güzel bir vakit geçirin hem de gerçek dünyayla bağlantılı noktaları bulun.

İyi seyirler...




2 yorum:

  1. Aynen katılıyorum sözlerinize jackson filme çok iyi uyarlamalar yapmış ve hikâye akıcılığını cok iyi tasarlanmış legolas ve tauriel filme harika katkı sağlamış. Kitaba göre gitseydi hikâye çok durağan olurdu özellikle şu tarafı:(spoiler icerir) smaugun golkente saldırması ve orada bard tarafindan öldürülmesi oldu bittiye getirilmiş koskaca Ejderhanın ölümü...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumun için teşekkürler. Katılıyorum, her ne kadar kitaplar başyapıt olsa da sinema başka bir ortam ve senaryoya farklılıkların katılması adeta olmazsa olmaz

      Sil