Hakkımda

Fotoğrafım

Ufuk Parlak
Aslında şimdiki zamana yolculuk yapmak için bir zaman makinesi icat edilmeli.
İstanbul Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği
http://otekipencere.blogspot.com.tr/
http://www.facebook.com/ufukself

öteki gerçekliklere açılan pencereler

10 Kasım 2013 Pazar

perşembe

Dokuz sıfır ikide Perşembe'nin inadı tutmuştu, sahil lodostan titriyordu. Gökyüzüne bir haller olmuştu, bulutlar gizli bir telaş içindeydi. Erkenden uyanmıştım bugün, bir kabus başıma bela olmuştu, uyandığımda kan ter içindeydim. Rüyalarım hiç gerçekleşmezdi ancak bugün ne hikmetse bir farklıydı.

Dokuz sıfır üçte güneş maviye çalıyordu, ağaçların birbirleriyle fısıldaştığına emindim. Kasımın bu soğuk sabahında tek başıma yürüyordum, bir acayiplik her yanı sarmıştı.

Dokuz sıfır dörtte denizin yosun kokusunu soludum. Cebimden bir kalem kağıt çıkardım bugünü, bu ayın onunu bir yerlere not etmek fikri düşmüştü aklıma. Bugün hiç sıradan değildi hem de hiç.

Dokuz sıfır beşte henüz kaybolmamış hilalin üzerinden bir yıldız kaydı, hiç hayra alamet değildi.


Dolmabahçe'ye varmıştım saat dokuz sıfır sekizdi. Belki ilk kez gelmiştim kimse anlamayacaktı. Ne göreyim, bir koşuşturma bir telaş... Herkesin yüzünden okunan her an feryada dönüşecek içsel ağıtlar. Beynimden vursalardı bu iki gözüm önüme aksaydı, ellerim kırılsalardı da bu tarihe not düşmeseydim. Elleri bize veda etmişti, bunu yalnız hekim bilmiyordu biz de biliyorduk. Çok yakında herkes öğrenecekti. Ellerimi Yaradan'a açıp yalvardım; ne olur dualarımı kabul etsindi, cennette bir yerlerde karşılaşmamız mümkün olsaydı. Herkes için bir cennet dilemeye o an karar vermiştim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder