Hakkımda

Fotoğrafım

Ufuk Parlak
Aslında şimdiki zamana yolculuk yapmak için bir zaman makinesi icat edilmeli.
İstanbul Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği
http://otekipencere.blogspot.com.tr/
http://www.facebook.com/ufukself

öteki gerçekliklere açılan pencereler

17 Eylül 2013 Salı

saklı güzellik marmaris ve beldeleri

Geçen hafta yoğun iş temposundan ve bunaltıcı İstanbul hayatından bir an olsun kendimizi kurtarabilmek adına bir fırsatını bulup Marmaris yoluna düştük. Tabi en bir karar olması sebebiyle uçak bileti bulamadık, otogardan bir otobüse atlayıp 14 saatlik yolculuğa yelken açtık. Otobüs yolculuklarından oldum olası haz etmem. Bir kere öyle 190 cm boyum olmasa bile bacaklarımı yerleştirmekte büyük sorun yaşarım. Üstüne bir de yolculuklarda uyuyamama rahatsızlığımı eklerseniz varın ne zor saatler geçirdim tahmin edin. Tabi bu sırada dönüş için uçağı önceden ayarlayabildik Bodrum Havaalanı üzerinden. Buna da şükür.


Öncelikle otobüsle Marmaris'ê gitmenin tek bir artısını söyleyeyim. Muğla'yı da geçtikten sonra doğayı izlemek için otobüs yolculuğu birebir. Hele Marmaris'e yaklaştıkça o dağın dönemeçlerinden yavaş yavaş büyüyen mavi ve yeşiller insana İstanbul'u unutturuveriyor. Çocukluğumun yaz tatillerinin hep Marmaris'te geçmiş olması dolayısıyla o bildiğim ve özlediğim kente yaklaştıkça heyecanımın katlandığını gizlemeyeceğim. Evet çocukluğumun yaz tatilleri ikişer aylık paketlerle Marmaris'te geçerdi. Büyük amcamın burada yaşaması bizim için bir şans sanırım. Yoksa bu kent için büyüyüp adam olmayı bekleyecektik...



İlk gece şöyle bir marina sahil turu yaptığımda hemen gözüme çarpan detay şuydu, esnaflar, kentliler ve hatta turistler bambaşka artık. En son 8 sene önce gelmiştim, o günden bugüne turistlerin ülke ve sosyo-kültürel dağılımı ile esnafın esnaflığı dahil birçok olumsuz değişiklik göze çarptı. Bunun en büyük nedenlerinden biri turizm sektöründe artık her şey dahil upucuz fiyatların mevcut olması ve bu fiyatlara ekonomik yönden nispeten daha fakir ülkelerden insanların turistik beldelerimize gelmesi. Daha burjuvazi insanlar artık yavaş yavaş ülkemizi tercih etmeyi bırakıyor. Üstelik geçmişte Marmaris'in yerlisi olmuş İngiliz, Hollandalı ve İskandinavlar zamanla buraları terk etmişler. Esnaf da bu yeni tip turistlere artık çok satış yapamadığından mekanlarını başkalarına kiralama yoluna gitmiş, yeni işletmeciler de satışı arttırma adına tabiri caizse daha saldırgan bir yönteme başvurmuşlar. Tabi hepsini bir gecede anladım diyemem, burada geçirdiğim bu birkaç günde gördüklerim ve amcamın aktardıkları söyletiyor bana bunları.

Bu olumsuzluklara rağmen Marmaris'in yeşili ve temiz denizi büyük oranda korunmuş. Asıl mükemmel doğası beldelerindedir Marmaris'in. İçmeler, Aktaş, Yalancı Boğaz, Datça, Turgutlu, Selimiye, Kız Kumu gibi muhteşem yerleri size ne kadar anlatsam da gözlerinizle gördüğünüz kadar etkileyici olamayacak. Özellikle Turgutlu şelalesi buz gibi suyu ve ağaçlarından temiz havasına kadar gitmeniz gereken bir yer. Şehir merkezindeki yerel tur acentelerine uğrarsanız jiplerle yapılan safari gezisine katılabilir ve Turgutlu beldesine bu eğlenceli yolla gelebilirsiniz.



Şunun altını çizeyim, benim doğa meraklısı iseniz, hani 'ben kendimi doğanın içinde huzur buluyorum, şehrin müzikli ve havalı havası bana kasketli geliyor,' diyorsanız muhakkak çevre beldeleri keşfedin. Merkezde elbette bir iki gününüzü geçireceksinizdir. Merkez demişken sanırım çarşısı İstanbul Kapalıçarşı'dan büyük. Kapalıçarşı gibi tarihi bir zenginliği yok, fakat üstü kapatılmış ve aynı labirent düzeninde kendine yer edinmiş dükkanlardan oluştuğundan hep birbirine benzetirim bu ikisini. Esnafın yaratıcılığı ve turisti ikna ediciliği de benzer.

Yine tekne turları muhakkak atlanmaması gerekenlerden. Cennet adası, Turunç adası ve diğer çevre adalara yapılacak -güneş kreminizin de muhakkak yanınızda olduğu- tekne turlarında kendinizi hiç hissetmediğiniz kadar doğa-sever hissedeceksiniz. Benim özellikle gördüğüm bu tarz doğalar arasında Phuket ve Marmaris arasında seçim yapamadım.

Yazıyı çok uzun tutmadan Bodrum'dan da söz edeyim. Marmaris'in yanında doğası ile biraz sönük kalıyor. Tabiki yerli turizmde ve özellikle ünlülerin tercihiyle marka olduğu bir gerçek. Bunun nedeni otellerin ve işletmelerin daha derli toplu ve üst düzey oluşu ile koylarının işletmeciliği. Benim açımdan Marmaris'e henüz büyük oranda dokunulmamış olması bir lütuf. Muğla henüz Antalya kadar sömürülmemişken özellikle Marmaris kıyılarına bir yolculuğa çıkmalısınız.

Şimdi okullar da açılıyor, yorucu İstanbul bize hoşgeldin dedi bile.


2 yorum:

  1. Marmarise gitmedim daha önce ama bir an önce gitmeye calısacagım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de, henüz doğasını büyük oranda koruyorken görmenizi tavsiye ederim.

      Sil