Hakkımda

Fotoğrafım

Ufuk Parlak
Aslında şimdiki zamana yolculuk yapmak için bir zaman makinesi icat edilmeli.
İstanbul Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği
http://otekipencere.blogspot.com.tr/
http://www.facebook.com/ufukself

öteki gerçekliklere açılan pencereler

5 Temmuz 2013 Cuma

toplu taşımalarda bireysellik

Her sabah Mecidiyeköy'e gidenler veya işe giderken buradan geçenler, tabiri caizse geçmek zorunda olanlar bilir, metrobüsten indikten sonra duraktan çıkabilmek için 5 dakikanız harcanmak zorunda. Çünkü maalesef o kadar çok bir insan yığılması mevcut ki merdivenlerden inemiyorsunuz. Hatta merdivenlere varamıyorsunuz bile kalabalık nedeniyle.

Mecidiyeköy'ün ana duraklardan biri olduğu gerçek. Ve de neredeyse İstanbul'un her yerinden, Beylikdüzü'nden, Silivri'den hatta Çatalca'dan, belki yakın görünüp de ulaşımı zor olan birçok ilçesinden buraya mecburi* bir akın var. Malum İstanbul'un her semtinde çalışma alanı bulunmuyor maalesef. Bu gerçek duraktaki birikme nedeninin tamamı mı? Hayır.




İki temel neden var gerçekçi olursak: Birincisi yapısal ve hizmetsel, ikincisi bizzat yolcu yani insani faktörler. Öncelikle yapısaldan ne kastettiğimi belirtmeye çalışayım. Belediye kendi fikrince güzel bir çalışma yapmak istemiş, yürüyen merdiven monte etmiş. Ayrıca ortada da normal sabit merdiven bulunuyor. Burada ilk etapta şu soru da gelebilir, neden hepsi yürüyen merdiven değil? Çünkü yürümek isteyen insan gene yürür. Kaldı ki böyle bir insan profili maalesef pek bulunmuyor; kimse yürümüyor, en azından sabahları. Buraya da geleceğim birazdan.

Merdiven kısmı üç parçadan oluşuyor duraktan aşağıya inerken. Bir tarafta inen diğer tarafta çıkan hareketli merdiven, ortada da ikisinin toplamı kadar görünen (hesaplamadım haliyle) normal hareketsiz merdiven. Yolu düşenlerin bir gün incelemesini öneririm. Sizce her biri kaç kişinin yan yana gidebileceği kadar dizayn edilmiş. Sadece göz atıldığında dahi yürüyen merdivenlerin birer buçuk, sabit merdivenin iki buçuk kişilik olduğu hemen göze çarpacaktır. El insaf, bu hangi standarda göre yapılmış? Yürüyen merdivenlerde çoğunluk sabit durup da yürümediği için benim gibi acele edip yürüyerek yanlarından geçmek isteyenler için (halbuki metro duraklarındaki kültür bu) yeterli alan yok. Eğer becerebilirsen ve ortam müsaitse eğile büzüle aralardan zorlayabilirsin, fakat tepki de çekebilirsin. Sonuç olarak ortadaki yürümeyen merdiveni ya kaldırıp yarısı aşağı inen yarısı da yukarı çıkan iki hareketli merdiven bir nebze sorunu çözerdi. Bir nebze çünkü zaten kalabalık. Ama belediye maksimum faydayı gözetmeli nihayetinde.

Gelelim insansal yani biz kaynaklı nedene. Yukarıda biraz değinmiş oldum, insanlarımız vurdumduymaz ya da günümüz sistemleri kişileri böyle olmaya sevk ediyor, ama arada sırada başkalarını düşünmek bünyelerimize de iyi gelecektir. En azından denemekte fayda var. Bakın metro merdivenlerinde bu kültür bir şekilde oturmuş, yürümek isteyenlere her zaman yer veriliyor. İşin garibi bunlar hep aynı insanlar, iş metrobüse gelince ne değişiyor anlamak mümkün değil. Hatta dikkat edin metroya binilirken inenlere verilen öncelik aynı kişilerce metrobüse binerken zerre uygulanmıyor.



Neyse biz asıl konumuza dönelim. Bizler zaten bir buçuk kişilik olan bölümün bir kişilik olanıyla yetinmeyip buçuğunu da kaplayarak bu kalabalığın erimesini kısa vadede imkânsızlaştırıyoruz. Bir başka yolcu kaynaklı durumsa, zaten arkada herkes birikmiş, büyük bir kuyruk oluşmuş inen merdivenlere varmak için, bir kısım vatandaşlarımız yan taraftan, yani birinci resme göre sağ taraftan ilerleyerek arkada kalanlardan daha erken çıkmayı planlıyor, çıkmakta olan yolcuların da önünü kapattığının bilincine varıyor mu varamıyor mu meçhul. Fakat aşağıdan yukarı çıkıp metrobüse binmek isteyenlerin de önünü kapattığı için bu kez onlar dışarı çıkmakta zorlanıyorlar ve gereksiz yere hem inenlere hem de çıkanlara zaman kaybı ve sinir yaşatıyorlar. Halbuki toplamda, o kişiler sağ taraftan da gitse merdivenden bir seferde inebilecek kişi sayısı değişmiyor, ama bireysel düşündükleri için böylesine tutarsız hamlelerde bulunuyorlar. İkinci resimde de kalabalığın neden erimediğini görebiliyorsunuz. Böyle teker teker ve vurdumduymaz bir tavırla hareket edildiğinden aşağıdaki bu seyrek insan manzarası varken üst taraftaki kalabalık kaçınılmaz.

Velhasıl ben kendi adıma zaten metrobüste yeteri kadar yorulmuş bir birey olarak, durduk yere sıkıntı sahibi oluyorum beş dakika kadar da olsa. Aceleniz yoksa ve bireysel düşünüyorsanız 'beş dakikadan bir şey olmaz' diye düşünebilirsiniz. Fakat o kalabalık içinde nefes sorunu veya başka hastalığı olanlar ile yaşlıların bulunduğunu da unutmayalım. Hatta bulaşıcı hastalığı bulunanların var olabileceğini de düşünürsek bu tür kalabalıklardan bir an önce sıyrılmak en akla yatanı.

4 yorum:

  1. Büyük kentlerde yaşam zor gerçekten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şehrin zorlukları vardır elbet, İstanbul en zorlarından biri olsa gerek

      Sil
  2. İstanbul çok özel bir şehir ama çok büyük bir kabustan bir türlü uyanamıyor, trafik, toplu ya da bireysel , hangisini seçerseniz seçin harcadığınız zamana içi yanıyor insanın..:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Trafikte harcadığım günde ortalama üç saatimi kim bilir daha neler için kullanabilirdim, bu herkes için aynı maaelesef

      Sil