Hakkımda

Fotoğrafım

Ufuk Parlak
Aslında şimdiki zamana yolculuk yapmak için bir zaman makinesi icat edilmeli.
İstanbul Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği
http://otekipencere.blogspot.com.tr/
http://www.facebook.com/ufukself

öteki gerçekliklere açılan pencereler

26 Haziran 2013 Çarşamba

superman'in beyaz perdeye dönüşü: man of steel

Merakla beklenen yeni dönem Superman filmi Man of Steel yaklaşık on gün önce vizyona girdi. Ve beraberinde hem olumlu hem de olumsuz eleştirilerle sinema sektörüne yeni bir heyecan getirdi şüphesiz.



Superman'i ilk önce Christopher Reeve'in canlandırdığı ve kendisine Marlon Brando, Gene Hackman ve Margot Kidder gibi oyuncuların eşlik ettiği 1978 yapımlı filmle beyaz perdede seyredebilmişti hayranları. Hatta daha sonrasında bir de yerli versiyonu çekilmiş ve Süpermen Dönüyor ismiyle 1979 yılında yayınlanmıştır. Tabi şimdi izleyince komedi filmi olarak sınıflandırabiliriz ki gerçekten öyle. Yerli versiyonunu atlayacak olursak üç tane de devam filmi yayınlandı Hollywood'ta. En son 2006'da Brandon Routh'un başrolde oynadığı ve hayranlarında büyük hayal kırıklığı yaratan Superman Returns isimli film ile pelerinli kahramanımızı sinemada izleyebildik.


Tabi bu dönemler içerisinde birçok sevilen dizide de Superman canlandırılmıştı. Fakat süper kahramanların ilki olan ve çocukluğumuzda hepimizin kalbini kazanmış kırmızılı mavili kahramanımızı gerçek ve hak ettiği bir filmde görmek isteyen hayranların yıllardır beklediği film Man of Steel idi, ve sonunda gösterime girdiğinde nitekim sinema salonlarını da doldurdular.

"DC Comics'in en meşhur süper kahramanı olan Superman'in köklerine, geçmişine dönerek kahramana farklı bir bakış açısı getiren son filmin yönetmenliğini Zack Snyder üstleniyor; filmin senaryosu ise David S. Goyer'e ait. Filmde Clark Kent'i Henry Cavill, kötü adamı General Zod'u Michael Shannon canlandırırken kadrodaki diğer isimler arasında Lois Lane rolünde Amy Adams, Martha Kent rolünde Diane Lane, Jonathan Kent rolünde Kevin Costner ve Jor-El rolünde de Russell Crowe yer alıyor.
Yeni Superman filminde Clark, nasıl kullanacağını hiç bilmediği, birtakım sıra dışı güçlere sahip bir çocuktur. Bir gün okul servisi bir kaza geçirip, içinde çocuklarla birlikte nehre uçar. Servisin içindekilerin ölmesine göz yumamayan Clark, güçlerini kullanarak herkesi kurtarır. Fakat bu olay onun diğerlerinden oldukça "farklı" bir çocuk olduğunu da bariz biçimde ortaya çıkartacaktır. Kendisini keşfestmek için çıktığı yolculuk, dünya insanlarına umut sembolü olması için de atacağı ilk adımdır..."


Son dönemde Marvel evreninin karakterlerinin daha revaçta olmasının sebebi birazda mizah duygusunun daha çok öne çıkarılması ve seyircinin bir süper kahraman filminden beklentisine bu yönde cevap verebilmesidir. Spiderman, Iron Man, Captain America, Thor, Avengers ve diğer Marvel filmleriyle rekabet edebilecek iki iyi proje üretebilmişti DC Comics; Watchmen ve Batman. Ve son olarak Man of Steel filmiyle yeni bir çizgi roman evreni üretmeye girişti DC Comics, bu film aynı zamanda olası bir Superman/Batman ya da Justice League projesinin temelini de atmakta.



Film hakkındaki yorumlara gelecek olursak, Zack Snyder'ı Watchmen ve 300 filmlerinden bildiğimiz kadarıyla farklılıklar deneyen ve bununla birlikte bazı yinelemelerden de vazgeçmeyen bir yönetmen olarak tanıyoruz. Aksiyon sahnelerinde yenilikler denemesinin yanı sıra bazı filmlerinde de vazgeçemediği yakınlaştırma tekniğini bu filmde de yer yer fark edebiliyoruz. Yalnız aksiyon sahnelerine çok emek harcandığı ve son teknolojilere fazlasıyla başvurulduğunu söyleyebiliriz. Superman filmlerinin eksiği olan zorlu dövüş sahneleri bu kez bizi doyurabiliyor. Ayrıca kötü adamın Lex Luthor yerine General Zod olmasından da memnunum. Öyle tahmin ediliyor ki kendisini ikinci filmde göreceğiz.

Bildiğiniz gibi tüm kahramanların bir de gerçek kimlikleri vardır. Süper kahraman kişilikleri gizli kimlikleridir. Superman buna bir istisnadır. Clark Kent kendisinin gizli kimliğidir. Kendisi aslında Superman'dir, Kriptonlu ismiyle Kal-El'dir. Bu kimliğini gizlemek için insan olan Clark Kent kimliğini kullanır. Ve Clark Kent ismini de kendisini dünyada bulup büyüten ailesinden alır. Filmde çocukluğunu flash-back'ler ile görmemiz bana daha doğru ve yerinde geldi. Babasının, başka bir dünyadan gelmiş olması durumunu sürekli saklama içgüdüsü genç adamın karakterinin oluşmasında büyük yer ediniyor. Yine ahlaki yapısını tamamen dünyalı anne babasından almakta. Bu nedenle sahip olduğu güçleri ne amaçla kullanacağına onların etkisiyle karar vermekte olduğunu anlıyoruz.

Biyolojik anne ve babası da Kripton gezegeniyle birlikte yok oluyorlar. Jor-El'i Russel Crowe'un canlandırması yerinde bir karar olmuş, başarılı buldum. Ayrıca Micheal Shannon da Zod'u başarılı oynamış.

Filmde eleştirebileceğim noktalar elbette var. Bunun bir nedeni de büyük beklentiler içine girmiş olmamız tabi. Nolan isminin de dahil olduğu böylesi bir yapım ekibinden daha zekice kurgulanmış kötülükler silsilesi bekliyordum. Ve de Lois Lane'in çok çabuk cevaba ulaşması yine zekice bir arayışın ürünü olarak önümüze serilmiyor. Aksiyonun çok olması beni bunaltmadı, aksine hoşuma gitti. Yalnız Superman ve düşmanlarının yine dövüşleri esnasında gerçekçi görünmesinin yanında daha akıllıca dövüşmelerini isterdim.



Müziklerini ne kadar beğensem de Hans Zimmer'ın elinden çıkan tema müziklerinin kullanım sıklığı ve sahne yanlışlıkları olmuyor değil. Temanın filmin başındaki Kripton sahnelerinde art arda kullanılması filmin gelecek sahnelerinde kullanılacağı zamanda destansılık katamayacak halde oluyor. Halbuki en başta bu kadar kullanılmasa ilerleyen bölümler daha epik olabilirdi.

Superman'i sinemaya aktarmak hem de gerçekçilik kazandırmaya çalışmak kolay bir iş değil tabi ki. Bu nedenle yer yer zorluklarını yaşadıklarını görüyoruz. Bunlardan ders çıkaracak bir ekip var kadroda. Ve daha iyisini yapacaklarına inanarak ikinci film için beklemeye geçiyor ve kahramanı seven sevmeyen herkese filmi ısrarla tavsiye ediyorum. Bu arada filmin sonunda hepimizin çocukluğuna selam gönderen senarist ve yönetmene sevgi ve saygılarımı sunuyorum.


İyi seyirler...

2 yorum:

  1. güzel değerlendirme, filme ve sinamaya yakışır bir yorum olmuş... kalemine sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler, her ne kadar film sonrasında bu yorumları yüz yüze konuşmuş olsak da.

      Sil