Hakkımda

Fotoğrafım

Ufuk Parlak
Aslında şimdiki zamana yolculuk yapmak için bir zaman makinesi icat edilmeli.
İstanbul Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği
http://otekipencere.blogspot.com.tr/
http://www.facebook.com/ufukself

öteki gerçekliklere açılan pencereler

30 Aralık 2012 Pazar

Jack Reacher

Eski popülaritesinden uzak olsa da Tom Cruise'un hâlâ sadık bir izleyici kitlesi vardır. Şahsen ben de filmleri vizyona girdiğinde izlemeye çalışırım. Çünkü inanırım ki; Cruise oynuyorsa muhakkak iyi bir yapımdır. Oyunculuğu üst düzey veya değil, kendisini bildim bileli önemli bir yönetmen veya senaryo vardır ki filmde yer almayı kabul etmiş veya filmi finanse etmiştir. Görevimiz Tehlike (Mission Impossible) serisi olsun, Yağmur Adam (Rain Man), Azınlık Raporu (Minority Report), Son Samuray (The Last Samurai) ve diğer filmleri olsun, hep üst düzey ve akıllarda yer edici filmler olmuştur. Hatta vizyona girdiği yılın en kötü oyunculuklarından birini sergilediğinde birçok otoritenin yorum birliği ettiği Dünyalar Savaşı (War Of The Worlds) filmi bile çok büyük ve üzerinde çok çalışılmış bir yapımdı. Velhasıl Jack Reacher filmi için ben aynı şeyi söyleyemeyeceğim.


Geçtiğimiz hafta Cuma günü ülkemizde vizyona giren ve yönetmenliğini Christopher McQuarrie'nin yaptığı Jack Reacher'ı hafta içi izleme şansı buldum. Filmin tanıtım yazısı şu şekilde:

"Pittsburgh kentinde sakin ve güneşli bir sabah, mesai saatinden hemen önce insanlar işlerine doğru koşturmakta, günlük telaşlarını yaşamaktadırlar. Tam bu sırada 10th Street köprüsüne bakan parkta, nehrin karşısı yakasından gelen 6 el silah sesi duyulur ve birkaç dakika içinde 5 masum insan kanlar içinde yere yığılarak hayatını kaybeder. Usta bir nişancının elinden çıktığı belli olan bu olayı Pitssburg polis departmanının çözmesi ve katil zanlısını yakalaması fazla sürmez; daha 24 saat dolmadan 5 cinayetin faili yakalanır. Fakat sorgu esnasında hiçbir şey söylemeyen genç adam bir kağıda sadece "Jack Reacher'ı bulun!" yazar. Tüm kanıtlar gün gibi ortadayken eski bir asker olan Jack Reacher olayın görünmeyen yönlerini açığa çıkartacağı bir davanın içine girecektir. Bu arada zanlı Jason Barr'ın avukatı Helen Rodin de Bölge Savcısı olan Alex Rodin'in kızıdır. Baba-kız arasındaki hesaplaşmanın boyutları ise çok farklıdır... 
Olağan Şüpheliler filmiyle 1996'da En İyi Senaryo dalında Oscar almış olan senarist ve yönetmen Christopher McQuarrie'nin yönetmenlik koltuğunda oturduğu ikinci filmin başrolü ise Tom Cruise..."


Başta da belirttiğim gibi hep iyi filmlerde görmeye alıştığımız için belki de beklentiyi yüksek tutmuştum. Cruise dışında Rosamund Pike, Richard Jenkins ve Robert Duvall gibi isimler de kadroda. Nitekim bu beklentilerimi karşılayacak bir şekilde başlıyor film. Çoklu bir cinayet var ve durumun çözülmesi adına Jack Reacher'a ulaşılmaya çalışılır. Film tarz olarak aksiyon gibi görünse de aslında gizem türünün de bir örneği olarak gösterebiliriz. Gizemler, "katil kim"ler hep ilgimi çekmiştir. Bu bakımdan hoşuma gitmişti ki filmde bir şey fark ettim. Eski filmlerdeki klişelere göndermeler ilk başlarda yerinde gibiyken sonraları birçok sahnede ortaya çıkmalarıyla biraz rahatsız etti açıkçası. Bu gözle izlediğinizde siz de fark edeceksinizdir.

Konu geliştikçe yer yer aksiyon sahneleri elbette mevcut. Araba kaçış sahnesi ve dövüş sahneleri seyir açısından güzeldi.

Filmin finali pek doyurucu gelmedi bana. Filmin başlarında başka türlü bir film görüntüsü hakimken ve bu iştah kabartırken sonraları başka bir film izlemişim gibi oldu. İlk kez bir Tom Cruise filminde hayal kırıklığına uğradım açıkçası. Bilmiyorum belki sizlerin hoşuna gidebilir.

Evet film hem aksiyon hem de gizem türüne bir örnek. Bu türleri sevenlerin sıkılacağını sanmıyorum. Yine de beklentiyi yüksek tutmamak gerek.

İyi seyirler...

http://www.youtube.com/watch?v=kK7y8Ou0VvM

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder