Hakkımda

Fotoğrafım

Ufuk Parlak
Aslında şimdiki zamana yolculuk yapmak için bir zaman makinesi icat edilmeli.
İstanbul Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği
http://otekipencere.blogspot.com.tr/
http://www.facebook.com/ufukself

öteki gerçekliklere açılan pencereler

9 Eylül 2012 Pazar

the expendables 2 ile daha çok aksiyon yıldızı



Sinema yazılarım nedense hep gecikmeli geliyor. Öncelikle buna bir son vermem gerek galiba. Özeleştiride de bulunarak giriş yaptıktan sonra filmimize dönebiliriz.

İki sene önceki ilk yapım (The Expendables) çocukluk ve ergenlik yıllarımızın aksiyon yıldızlarının bir bölümünü toplayarak herhangi bir şekilde mükemmel bir senaryo beklentisi dahi yaratmadan Sylvester Stallone yönetmenliğinde vizyona girmiş ve beklenin üstünde de bir ilgi görmüştü. Tabi o yapımda bazı diğer unutulmaz aktörlerin eksikliğini hissetmedik de değil. Ve yaklaşık yirmi gün önce ise ikinci bir halka eklendi: The Expendables 2

İkinci filmin yönetmenliğini Sly üstlenmeyerek aslında ilk olumlu gelişmenin yaşanmasını sağladı. Ve ardından kadroya Jason Statham, Jet Li, Arnold Schwarzenegger, Bruce Willis, Dolph Lungdren ve Terry Crews'e ek olarak Chuck Norris ve Jean Claude Van Damme'ın da katıldığının, Schwarzenegger ve Willis'in de daha fazla süre alacaklarının açıklanması ile ilkinden daha iyi bir film izleyeceğimizin sinyallerini vermişti.


Aslında genel anlamda incelediğimizde ikinci filmin de senaryo olarak kayda değer bir şey sunamadığını söylemeliyim. Ama ilkinin tersine işi ciddiye almayı bırakıp çoğu sahnede kendileriyle dalga geçmeleri ayrı bir tat bıraktı doğrusu. Hele Chıck Norris'in ortaya çıktığı sahne salondaki birçok kişiye kahkaha attırmadı değil. Yine de Arnold'un filmin sonunda hurda bir uçağa bakıp da söylediği cümle aslında her şeyi özetliyor, ama o cümleyi izleyerek görmenizi tercih ederim. Oyunculuk olarak da Willis'e rağmen pek bir şey bulamadık. Belki biraz da Lundgren, her zaman oynadığı karakter tiplemesinin dışına tek çıkanın o olduğunu gördük. Ama bu söylediklerim iyilerin tarafındakiler için.

Bir de kötülerin tarafı var, o tarafta da Van Damme tek başına. Evet hepsi Van Damme'a karşı. Ama öyle hepsine karşı tek başına dövüştüğünü düşünmeyin. Böyle bir durumun herkes için küçük düşürücü olacağını düşünmüşlerdir büyük ihtimal ki gerçekleşmiyor. Sadece Sly ile dövüştükleri bir final sahnesi var. Ancak orada da Damme'a haksızlık yapılmış. Çünkü filmde en iyi ve en sıradışı oyuncu o. Hatta belki biraz abartı olmuştur ama salonda filmi izlerken arkadaşla birbirimizle yorumlaştığımızda "Bu adamı koy The Dark Knight'a Joker'i sırıtmadan oynar," dediğimiz oldu. Ama hakikaten öyle. Van Damme'ı hep oyunculuğunu gösteremediği projelerde izlemişiz. Yalnız bir diğer filmi JCVD'yi de izlediğinizde, o tüm işi sadece aksiyon olan yıldızlardan daha farklı olduğunu görebilirsiniz. Bahsettiğim o haksızlığı da yine dövüş sahnesinin sonunda ve sonrasında üzerinden yapılan muhabbette göreceksiniz.

Bence bu kadar yorum yeter. Çünkü üzerine çok konuşulacak bir film zaten değildi, amaç sadece eski çocukluk kahramanlarımıza saygımızı sunmaktı. İzledik bitti.

Siz de bu amaçla izlemeyi düşünebilirsiniz.



İyi seyirler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder