Hakkımda

Fotoğrafım

Ufuk Parlak
Aslında şimdiki zamana yolculuk yapmak için bir zaman makinesi icat edilmeli.
İstanbul Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği
http://otekipencere.blogspot.com.tr/
http://www.facebook.com/ufukself

öteki gerçekliklere açılan pencereler

3 Haziran 2012 Pazar

ödev bahane, kısa film şahane!

Lise yıllarımdan beri bir kısa film çekme hayalim olmuştur. Hatta kendimi bildim bileli bir sinema filmi hayalim vardı zaten. Derken yıllar sonra uygun bir zaman oluştu ve geçtiğimiz hafta ilk kısa film deneyimimi gerçekleştirmiş oldum. Uygun zamandan kastımsa bunun bir ödev olması ve bunun getirdiği zorunluluk. Yani anlayacağınız bu kısa film ödevi olmasa daha kim bilir ne zaman bu hayalim gerçekleşecekti. Şunu demeden geçmeyeyim, siz siz olun bir hayaliniz varsa o hayali paylaşan sizden başka en az birini bulmaya bakın. Şu hayatta bir şeyi tecrübe ettiysem o da hayallerin asla tek başına gerçekleşmediğidir.

Fransızca öğrenimi gördüğümüzden haliyle film de Fransızca olmalıydı. Hem oynarken hem de izlerken eğleniriz diye biz de kendimizce bu dilde absürt bir senaryo yazalım dedik. Tabi bir de hiçbirimizin herhangi bir film tecrübesi olmadığını da belirtmeliyim. Herhangi bir tiyatro geçmişimiz de yok. Hatta aramızdan bazılarının kamerayla video çekmişliği bile yoktur daha önce. Hal böyle olunca kadroyu ödevi vermemiz gereken günden iki gün öncesine kadar toplayamadık da bir türlü. Neyse ki milletimizin tipik özelliği olan son güne bırakma özelliğimizle en sonunda dokuz kişilik ekip toplandık ve daha önce yazdığımız senaryo için yeterli zaman olmadığından yeni bir fikirle toplamda iki üç saatlik bir zamanda sahnelerimizi kaydedebildik.


Filmi tabi düşük bütçeyle çektik. Elimizde yarı amatör bir kamera dışında herhangi bir ekipman bulunmuyordu. Artık her şeyi oyunculuk ile kurtarmayı düşündük ve bence izleyince siz de göreceksiniz ki herkes sanki tecrübeli birer oyuncu gibi oynamış. Ben bunu montaj yaparken daha net fark ettim.

Çekimleri kendi okulumuz olan İstanbul Üniversitesi'nin Hasan Paşa Medresesi'nde, Beyazıt Kampüsü'nde ve Gülhane Parkı'nda tamamladık. Birbirine yakın mekanlar da işimizi hayli kolaylaştırdı. Başta da belirttiğim gibi oyunculuklar fena değildi. Yalnız siz izlemeden önce söylemem gereken bir olumsuzluk var ki o da tecrübesizlikle alakalı. Daha önce herhangi bir montaj işlemi yapmamış olmamdan ve kendi işimi kendim yaparım kimliğimden ötürü işlemi ücretsiz ve yasal bir program vasıtasıyla gerçekleştirdim, sonuç olarak altyazı eklerken görüntünün küçülmesini engelleyemedim. İleride daha kaliteli programları edinmeyi düşünüyorum, bu nedenle ücretli ve daha kaliteli programlardan satın almayı planlıyorum.

Sözü çok uzatmadan sizi kısa filmimiz "f(z)ikirler" ile baş başa bırakıyorum. 

İyi seyirler...


4 yorum:

  1. Çok kıskandım sizi; sizin artık hayal olmayan bir gerçeğiniz olmuş bu tatlı kısa-film. Benimse, nicedir hayalim olmaktan bile uzaklaştı. Görüntü sarraflarının vitrininden bakıyorum yalnızca, kelimeler var neyse ki..

    Başarınızın devamının geleceğine inanıyor ve diliyorum da.

    YanıtlaSil
  2. Kim bilir, bir gün belki sizin hayalinize de biri ortak olur, çok güzel bir iş çıkar ortaya. Hatta belki ben olurum o ortak :)

    Başarıyla ilgili çok hoş temennin için de ayrıca teşekkürler nomen.

    YanıtlaSil
  3. ağır ceza avukatı olarak bu yararlı paylaşımlarınız için teşekkür ederiz.Başarılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumlarınız için de ben teşekkür ederim.

      Sil