Hakkımda

Fotoğrafım

Ufuk Parlak
Aslında şimdiki zamana yolculuk yapmak için bir zaman makinesi icat edilmeli.
İstanbul Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği
http://otekipencere.blogspot.com.tr/
http://www.facebook.com/ufukself

öteki gerçekliklere açılan pencereler

11 Haziran 2012 Pazartesi

biten bir dönem ve gelmesi beklenen huzur

Belli bir zaman harcanacak önemli süreçlere başlanırken hep bir heyecan vardır. Bu heyecan elimizi ayağımızı kilitlenmesine neden olan değil de onların daha bir istek ve özenle hareket etmesine olanak sağlayacak türden. Ve bir de merak vardır, o bitmek tükenmek bilmeyen ve bir şey üzerinde kendimizin nasıl olacağımızı görebilmek için bizi harekete geçiren diğer büyük etkenlerden olan. Bu süreç ne olursa, ister yeni bir iş, ister yeni bir ruh eşi, bir hobi, bir tatil, bir araba kısaca yeni olan her ne ise. Ve tabi ister öğrenim hayatının yepyeni bir dönemi.


Kabul edelim ki üniversite hayatımız boyunca çoğunluğumuz yeni bir sezona hep "Bu sene başka olacak," düşüncesiyle gireriz. Bizi bunu istemeye iten büyük ihtimalle bir önceki yıl gelen başarısızlıktır, ya da daha doğrusu yeterli görmediğimiz bir başarısızlık diyelim. Sonrasında bu doğal içgüdü biz fark etmeden pes edene kadar bir müddet o heyecanın korunmasını sağlar. Eğer biraz geri dönüşünü alacak olursak sene sonuna kadar aynı duygularla son güne kadar süregelebiliriz de. Ne yalan söyleyeyim ben duyguyu daha ilk hafta kaybettim. Ama benim heyecanımı sürdüren bu güdü değildi zaten, bendeki sadece zamanı iyi değerlendirme ve yaşananların değerini bilme özelliğiydi. Ve bir öğrenim döneminin sonuna geldiğimde yine hatırımda ise kalanlar hep bir şeylerin hakkını verdiğim olmuş. Derslerin, dostların, öğretmenlerin, görevlilerin, tramwayların, kampüs önündeki kuşların...



Tabi bu benim düşüncem, umarım onların gözünden bakınca da hakkını vermişimdir. Gerçi derslerin dili olmasa da sınav sonuçlarından anladığım kadarıyla haklarından gelmişim. E diğerlerinin gözünde de umarım kabul görmüşümdür. Bir yerde yazar şöyle diyordu; "Onu (dostunuzu), bir gün kendisinden nefret edecekmiş gibi sevin; ondan, bir gün kendisini sevecekmiş gibi nefret edin." Kusura bakma Chilon bu bana pek uygun gelmedi ve insan ilişkilerime uygulamadım, en azından ilk kısmını. Umarım bir gün keşke demem bu yüzden...


Yeni döneme kadar bazı memleketlerine dönen dostlarımızı belki göremeyeceğiz, bazıları zaten şimdiden başladı karar vermeye, "Seneye bambaşka olacak," diye. Umarım olur diyerek son final sınavında son soruya verdiğim cevabı paylaşayım. (Bütünlemeye kalmadık tabi, yani teşbihte hata yok, son sınav.) Bu arada soru bir akrostiş şiir idi ve akrostişi yapılan kelime ile de ayrıca alakalı bir şiir olması gerekmekteydi. Dipnot olarak bu bilgiyi de geçmiş olayım.


Folie sans remarquer
Où les chemins bloqués
Les hirondelles achetent les tickets
Indispensable se moquer
Et se reveiller sur les parquets

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder