Hakkımda

Fotoğrafım

Ufuk Parlak
Aslında şimdiki zamana yolculuk yapmak için bir zaman makinesi icat edilmeli.
İstanbul Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği
http://otekipencere.blogspot.com.tr/
http://www.facebook.com/ufukself

öteki gerçekliklere açılan pencereler

26 Aralık 2011 Pazartesi

binbir yönlü hafiye sherlock holmes

Korkunç bir zekâsı, olağanüstü içgüdüsü, afyon bağımlısı ve ilim irfan sahibi olan dedektif Sherlock Holmes'ın maceralarına 16 Aralık'ta sinema salonlarında bir yenisi daha eklenmiş oldu: Sherlock Holmes: A Game of Shadows. Sir Arthur Conan Doyle'ın kaleminden türeyen Holmes ve yardımcısı Doktor John Watson, yeni çözümsüz cinayet dosyalarını aydınlatarak Profesör Moriarty'nin oyununu ortaya çıkarmaya uğraşmaktalar.

25 Aralık 2011 Pazar

voltaire'den iyimserliğe yoğun bir eleştiri: candide ya da iyimserlik

Geçen hafta içerisinde ünlü yazar ve filozof Volatire'in Candide isimli kitabını okuma fırsatı buldum. Kitap Voltaire'in yaşadığı çağa alaycı bir eleştirisini barındırıyor.


Önce kitabın tanıtım yazısına bir göz atalım:


"Voltaire deyince, başta Candide ya da İyimserlik gelir akla; ve evrensel edebiyatın şaheserlerinden biri de budur. Olabilir dünyaların en iyisi'nde yaşadığımıza inanan saf bir gençtir Candide; iyimserlikle doludur. Bir talihsizlik, sevgilisinden ayırır onu ve yollara düşürür. Voltaire, hemen hemen bütün dünyada dolaştırır kahramanını. Gittiği her yerde de gördüğü, savaştır onun, acıdır, gözyaşıdır... Kötümserleşir.
"Nedir iyimserlik?" diye soranlara verdiği yanıt şu olup çıkar: "İnsanın kötü bir durumda olduğu bir zamanda, her şeyin iyi olduğunu ileri sürmesi çılgınlığı!"
Son olarak, İstanbul'a düşer yolu. Orada, bir Türk köylüsünden, çalışmanın, emeğin erdemlerini öğrenir: "Çalışmak, bizden üç büyük kusuru, can sıkıntısını, kötü alışkanlıkları ve yoksulluğu uzaklaştırır' der köylü. Buradan kalkıp boş laflara, havada tartışmalara ve gevezeliklere karşı, bulduğu şudur Candide'in: "Bahçemize bakmamız gerek!" Eser, Voltaire'in kaleminden XVIII. yüzyılın bir eleştirisi idi . Kuşkusuz, kötümserdir Voltaire, ama cesaretini yitirmemiş bir kötümser; öyle olduğu için de, eleştirirken, daha iyi bir dünyayı da sezdirir bize. O "daha iyi dünya", gerçekleşmiş değil, aptallıklara daha başkaları eklenmiş halde. Böylece, Voltaire'in eseri güncelliğini sürdürüyor."


23 Aralık 2011 Cuma

"mim"e istinaden ifşa olan yedi gerçek

Blog'daşım O. Ali  nam-ı diğer edebi tutku, hakkındaki 7 samimi gerçeği su yüzüne çıkarmakla kalmamış, bu şerefe birkaç arkadaşla beraber beni de ortak etmiştir. Öncelikle kendisine teşekkürlerimi sunuyor, ardından da benim gerçeklerimden 7'sini paylaşıyorum.


Bu arada arkadaşımın konuyla ilgili yazısına ve diğer paylaşımlara buradan ulaşabilirsiniz: http://edebitutku.blogspot.com/2011/12/hakkmda-7-gercek.html



17 Aralık 2011 Cumartesi

son mektup - bölüm 1

          İnsan başıboş düşmeyedursun yollara, kalbinin bir kısmı boş olmayagörsün, bir neden arar her şeyi göze alarak: Benim bir amacım var. İşte bu sebebi bulmak kimi zaman “Baba” demek kadar kolayken, bazen olmayan babaya tutunabilmek kadar zor olabiliyor.
          Sırtladığı dağcılarınkine benzer büyüklükteki çantasının ağırlığını yeni yeni hissederken Aynur, birkaç saattir duraklamayan ince bacaklarının yorulduğunu da artık kabul ediyordu. Durmayı asla istemese de buna mecbur olduğunun farkındaydı. Yürüdüğü taşlı yollar boyunca bir iki kez neredeyse düşecek olmuş, ama gene de mola vermeyi düşünmemişti. Çünkü bu mesele derhal çözülecekti.

11 Aralık 2011 Pazar

yapasım var...

Tüm bilinmeyenli denklemleri çözüp, "x"i yalnızlıktan kurtarasım var...

6 Aralık 2011 Salı

idam üzerine

Siz hiç karınca öldürdünüz mü, tüm masumiyetinizle bile? Peki ölmek üzere olan bir canlının umutsuz çırıpınışlarına şahit olduğunuz mu? İdamı cinayetten ayırıyoruz, çünkü idamda yargılama sonucu oluşan bir ölüm var. Ama sonucunda bir yaşamı bitirmek varsa, aralarında ne tür bir fark olabilir.

Ancak herkes aynı şekilde düşünmüyor. Giyotin de bu nedenle icat edildi. Bu durum kimileri için saçma veya gülünç gelebilir, ama yine de hayalgücü olan herkes onu icat edebilirdi. Buna karşılık ben de diyebilirim ki hapis cezası, ızdıraplar, hatta işkence bu yüzden var. Tüm bunlar insanın yaptığı hatalardan pişmanlık duymasını, belki ruhunu arındırmasını, bugüne kadar yaptığı doğru ve yanlışları görmesini sağlayabilir. Hem bununla beraber kişiyi idam ederek, yaptıklarından ders çıkarmadan, veya cezasını çekmeden hayattan göndermemiş oluruz.