Hakkımda

Fotoğrafım

Ufuk Parlak
Aslında şimdiki zamana yolculuk yapmak için bir zaman makinesi icat edilmeli.
İstanbul Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği
http://otekipencere.blogspot.com.tr/
http://www.facebook.com/ufukself

öteki gerçekliklere açılan pencereler

17 Temmuz 2011 Pazar

insanoğlunun acizliği

Doğrusu insanoğlu acizdir. Acizdir ki hiçbiri kendi ihtiyacını tamamen kendisi karşılayamaz. Bir düşünün, kaçımız kendi diktiğimiz kazağı giyeriz ki o kazağı dikmek için kullanılan iplikleri de başkaları yapmıştır. Ya da kaçımız kendi ekmeğimizi kendimiz açarız ki o ekmeği açmak için gereken unu başkaları elemiştir. Bu eskiden de, ilk çağlarda da böyleydi. İnsan hiçbir zaman kendisi için gerekli olan her şeyi üreten, bulan veya her ne eylem ise onu yapan bir varlık olmamıştır. Hep başka bir mevcudiyete ihtiyaç duymuştur. Hiçbir elde edilmiş beceri, bilgelik, ruhani olgunluk veya doğuştan gelen yeterlilik bunu gerçekleştirmeye kâfi gelmez. Bu da çok açıkça acizliktir.



Bu kadar aciz bir beşerin kâinatta sadece kendisinin yaşadığını düşünerek hareket etmesini ne kadar kabul edebiliriz? Kendini neden evrenin merkezine koyar ki bu yapabilecekleri sınırlı mahlûk. Diğerleri olmadan bir hiç olduğunu bile bile yaşamını kendine göre düzenlemenin, bir tek kendi çıkarlarını gözetmenin de insanın doğasında olduğunu söylemek, yine kolaya kaçmak değil de nedir, acizliktir. Hayır, bu insanın doğası değildir. Bu, insanın en rahat olduğunu sandığı kendi hayal doğasıdır. Hâlbuki en mutlu olabileceğimiz doğa; diğerlerine saygı duyduğumuz, yani böylece herkesin birbirine muhtaç olduğunu bilerek çıkarlarını göz ettiği bir yerdir. En çok orada tasasız oluruz. Fakat bir sorun var, bunu henüz bilen yok, kavramaya çalışan da.

İnsan kendi bedenini ve ruhunu kendisi tasarlayan ya da üreten bir canlı değildir. Ama bu demek değildir ki o ruha bir şey katamaz. Ruhunuzu başıboş bıraktığınızda evrenin sonsuzluğunda kaybolursunuz. Bir kişi aynı anda en fazla bir yerde olabilir. Ve boş bir ruh aslında hiçbir yerde değildir. Çünkü ulaşmaya çalıştığı bir amacı yoktur. Ruhunuza bir gaye yüklemek istiyorsanız, öncelikle aciz olduğunuzu kabul etmeniz gerekir. Bir şeyleri kabul etmeden nasıl çözebilirsiniz ki?

Yalnızca ruhunu eğitebildikten sonra, en mutlu olabileceğin yerde olabilirsin. Herkesin varlığını kabul etmek ve onlara muhtaç olduğunu bilmek senin mutluluğundur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder